Arşiv > Basılı Yayınlar > > Taksim Bahçesi

Taksim Bahçesi

Kategori : Yayıncı : Yayın Türü : Tarih : 24/02/2017

HAKKINDA

Taksim Bahçesi sürrealizm ile kara romanın, Büyülü Gerçekçilik ile Dede Korkut hikayelerinin, kurmaca olanla düşünsel olan harman edildiği bir roman.

İncelemeler

Unutmaya şartlandırıldığımız herşeyi yüz yıllık bir zaman tünelinde bir ileri bir geri gezintiye çıkartıyor Murat Arda ikinci kitabında. Bu topraklarda inadına yeşeren yaşam formlarına düşman, gönlümüze perde olan türlü türlü melaneti sayfalarında filtreleyip bizlere muzurluk ve haytalığın evrenselliğini/zaman tanımazlığını sunuyor.

Postu deldirmeme konusunda ortalama iş çıkartan, kafadarlık müessesesine yüksek aidiyet duygusuyla bağlı tuhaf isimli adamların kaderini tekrardan ağır ağır tayin ediyor bunca yıl sonra. Bir bakıyorsun, o koca koca adamların arasına bir kozmos mensubunu iliştiriveriyor, araya tencereden bozma kara tavuklar serpiştiriyor -hani şu eski Meydan’ın orada gezinen tavukları-, sonra hoşgeldin Berlin Kongresi’nin faydaları/zararları, kaçan kaçtı azınlıkları…
Cıva gibi Murat’ın eli, dili… Akışkan. Cilveli. Edepsiz. Toprak kadar ağır.

Babamı hatırlatıyor bir de Murat. Tuhaf isminin hallicesinden adaşı Nubar.
Murat Arda’nın bu kitabında 1900’lü yılların başı ile 2013 yılları arasında saykodelik bir zaman yolculuğuna çıkılıyor. Taksim Bahçesi, Jodorowksy’nin sinema ve çizgi roman estetiği ile Leo Malet’in noir dünyalarını çağrıştıran ama yine de Arda’ya has bir 'Beyoğlu anlatısı' üzerinden aslında Osmanlı’dan bugüne yaşadığımız 'kan kokulu' tuhaflıklara fantazmatik, eğlenceli ve 'öldürücü' bir bakış açısı içeriyor.
Türkiye'nin saplandığı karanlığın içinden romanını yazmaya değer ‘insan’ malzemesi çıkar mı? Murat Arda Taksim Bahçesi'nde ‘çıkar’ yanıtını veriyor. Taksim Bahçesi, 1910'ların başkaldıran insanıyla Haziran'ın aydınlık çocuklarının yollarını birleştiriyor; iki kuşak birlikte dünün ve bugünün karanlığına meşale oluyor.