ARAKL

Kategori : Yayıncı : Yayın Türü : Tarih : 12/03/2013

ALINTI

Hızla odalara uzanan koridora daldı Nil. Koşturdu. Ama kapana kısıldığını farketmesi uzun sürmedi. Açtığı her kapı penceresiz mahzenler sunuyordu gözlerine. Ağlamaya başladığını farketti. Önünü göremeden ve hangi odaya dalması gerektiğini bilmeden, duvarlara çarpa çarpa koşturdu. O anda bir el yakalayıp onu loş bir yere çekti. Haykırmaya çalıştı ağzını kapayan koca avucun arasından boğuk boğuk.

“Korkma,” dedi bir ses kulağına. “Dostum ben.”

Kulakları uğuldarken bir kez daha bağırmaya çalıştı Nil ve o anda birden havaya bir torba gibi kaldırıldığını farketti. Pencereyi gördü ileride. Omuzunda olmalıydı birisinin. Sarılmaya çalıştı yanındaki boyna ve o an her şey hızlandı. Camın kırılıp arkalarında kaldığını farkettiğinde bayılacak gibi oldu ama dönen beyni çabuk geldi yerine. Tırmanıyorlardı şimdi. Okulun paslı demirleri, kurumuş sarmaşıkları altlarına doğru akıyordu. Çatıya fırladıklarında, başına çarpacakmış gibi hissettiği aya baktı Nil. Sonra çevirmeye çalıştı gözlerini.

“Korkma,” dedi ses bir kez daha.

Yatışmadı Nil, tınısı her ne kadar tatlı ve yumuşak olsa da. Delice bir korku çöreklenmişti içine. O da insan değildi, biliyordu bunu.

HAKKINDA

Yoth’un yönetimindeki Yaratıklar iki bin yıl önce insanları yenip dünyayı ele geçirmiş, ama insanların bundan haberi yok.

Yaratık Arakl, Beyoğlu’nun arka sokaklarında direnişçilerin başındaki Oblov’u arıyor; onun Nil adındaki bir bar şarkıcısının beyninin içinde gizlendiğini düşünüyor. Ama direnişçiler neyin peşindeler; insanların içinde saklanarak neyi elde etmeye çalışıyorlar?

Arakl’ın kafası karışık, bunca yıldır insanlarla yaşadıktan sonra onlara sempati beslemeye başladığını fark ediyor. Hem sosyalist bir insanla, sosyalist bir yaratığın çok da farklı olmadığını düşünüyor!

Gözünüzün önünde hızla dökülen sahneler, tıkır tıkır işleyen bir kurgu… Son derece gerçekçi bir Beyoğlu portresi fantastik elementlerle iç içe geçmiş. Karanlık bir espri anlayışı da işin cabası. Arakl günümüzün İstanbulunda yaşayan bir “yaratık” olabilir; ama Humphey Bogart’ı anımsatan bir şeyler de var onda…